Özgür 的个人资料Tosun'un Yeri照片日志列表更多 工具 帮助

日志


2月12日

Bir Akşam Yemeği ve Bilge Kaan

BEYAZ PEYNİR – DEFNE YAPRAĞI – YUFKA – FERİDE – PAVAROTTİ – EL KREMİ – SINIF – PEKMEZ – BORU – KASET ÇALAR – BECERİKLİ – PEYNİR – BAĞIŞ – DÜNYA – ŞEFTALİ – TEBEŞİR – TEKİR – BEZİK – PERMATİK – PAYLAŞIM – ÖRGÜ – FANTA – GEZEGEN – BÖREK – ABDAL – PÖTİBÖR – FERSAH - ŞAKACI

 

Benle yaşıt mavi, melamin kahvaltı tabağına tam yağlı beyaz peynirimi özenerek doğradım. Fırından tepsiyi çıkarıp defne yaprağının verdiği koku ile iyice dayanılmaz bir iştah uyandıran hamsi buğulamadan dolu dolu bir tabak hazırladım. Özellikle bu keyifli yemek için bir gün evvelden yufka alıp hazırladığım ve az evvel kızarttığım sigara böreklerini de sofraya koydum. Herşey hazır olunca içeriden Feride’yi çağırdım ve O gelmeden de yine benle yaşıt olan teybe bir Pavarotti kaseti yerleştirdim.

Feride bir elinin üstünde beyaz bir topak el kremi ile sofraya geldi. Almanya’dan teyzemlerin getirdiği orijinal Nivea el kreminin kokusu öylesine belirgindi ki hamsiyi bile bastırıyordu. Feride, her zaman yaptığı gibi yemeğini “sınıf sınıf” sesleri çıkararak iyice bir kokladı. O sırada ben ise evdeki son tahini dün sabah pekmeze katarak harcadığımı ve bu yüzden kabak tatlısını tahinsiz yemek zornda kalacağımızı düşünüyordum.

Tam o esnada Pavarotti’nin sesi sanki bir filin Afrika Bozkırlarında alabildiğine bağırışan çığlığı gibi garip bir hal almaya başladı. Emektar teyp kaseti sarmıştı. Elime 0,9 basmalı kurşun kaleminin gövde kısmındaki boruyu alıp kaset çalarda sarılı şekilde dönmeye çabalayan bandı toparlamak üzere masadan kalktım. Bu konuda pratiğe dayalı bir tecrübem olduğu için becerikli ellerimle bandı koparmadan eski haline getirdim.

Peynir tabağına geri döndüğümde Feride’nin ufak bir parça hariç tüm tabağı bitirmiş olduğunu gördüm. O kalan son parça sanki acınarak yapılmış bir bağış gibi tabağın orta yerinde hüzün içerisinde durmuş bana bakıyordu. O an tüm dünyam kabuğu soyulduğu için zaptedilmesi zorlaşan kaygan bir şeftali gibi ellerimden kayıp yuvarlanıverdi sanki. Amerika’lı bir dedektif gelip yerde yuvarlanan ölü dünyamın şeklini elindeki tebeşirle yerin tahta döşemesine çizmiş gibiydi. Ve sanki bir tekir kedi öylece cansız yerde duran şeftaliyi bir yün yumağıymışcasına ön patileriyle hoyratça itip kakıyordu. Yahut bezik masasında tüm kağıtları dağıtılmış bir kahvehane müdavimi gibiydim. Ufak bir peynir parçasının üzerimde böylesi bir etki göstermiş olması hem şaşırtıcı hem de üzücüydü.

Neden sonra, pazartesi sabahı traşını olurken Permatik bıçağın yüzünü kesişi ile bir anda uyanıp kendine gelen 30 yıllık devlet memuru misali ben de irkilerek kendimi buldum.

O şaşkınlıkla Feride’ye kızgın bir şekilde paylaşımın önemini anlatmaya başladım. Tüm peyniri yemesi hiç de kibar bir davranış değildi. O kadar hevesle başlayan bu nefis ziyafet gecesi, tüm olan bitenlerle birlikte karma karışık bir el örgüsü modeli gibi sarpa sarmıştı. İçki içme isteğim sıfırlandığından gidip kendime koca bir bardak Fanta doldurdum.

Dünyam artık her ne kadar kedinin patileri arasında yuvarlanmıyorsa da, samanyolundan ayrılıp yeni bir yıldız sistemi arayan şaşkın bir gezegen gibiydi.

Sigara böreğine saldırdım ben de. Peynirin intikamını Feride’den almalıydım. Teybe en dertlisinden bir Pir Sultan Abdal türküsü koyup sesini iyice açtım.

Feride hayal kırıklığımı anlamıştı. Gözlerindeki nemli bakıştan olup biten herşey için gerçekten üzgün olduğunu hissettim. İçim acıdı. O an, büsküvili pastada kabın dibini boşluksuz kaplayan Pötibörler gibi bir pişmanlık hissi kapladı bünyemi. Bu hisle beraber O’na yine ilk günki şiddette bir aşk belirdi içimde. Bu his önceki olumsuzluklara kıyasla öylesine baskındı ki, mutluluğum mutsuzluğumu fersah fersah geçivermişti.

Hamsileri yiyip rakımı yudumlarken hayatın kendisini düşündüm…. Ve “şakacı” diye seslendim içimden Tengri’ye.  

2月6日

Fotolar Güncellendi

marifet sanki..."fötölör güncöllündü"...tööbe